Amerikalı Avukat George Conway: “Trump, çocuklarımıza olmamalarını öğrettiğimiz adam.”
Tüm dünya, ABD ile siyasal, ekonomik, askeri ve diplomatik ilişki geliştiren her devlet bu gerçeğin bilincinde ilişki geliştiriyor. Trump, üç yıl daha ABD’nin başkanı ve her açıdan kendisinin ikizi olan özel temsilcisi Tom Barrack’ın Suriye, Rojava’da garantör olduğu ve garanti verdiği hiçbir anlaşmaya güven olmaz. Böyle bir anlaşma olsa olsa geçici ya da bir ara dönem anlaşması olur ki, o anlaşmada tedbir alınmazsa orta ve uzun vadede çok daha ağır bedellere yol açacaktır.
Kurumsal ABD, Pentagon, Temsilciler Meclisi, Senato ve Kamuoyu Trump’a karşı Rojava politikasını dengeleyici ve değiştirici temelde etki edebilirse ki, bu yönlü işaretler geliyor. Bu durumda Rojava’ya Colani ve Türkiye destekli çetelerinin saldırıları sona erdirilecek. Suriye ile masada elde edilebilecek en azami hak ve kazanımları elde ederek ara ve geçici bir çözüm sağlanabilir. Savaş yerine geçicide olsa bir uzlaşmayı seçmek uygarlığın ve reel-politiğin gereğidir. Eş zamanlı olarak öz savunma ve öz yönetimini en üst düzeye çıkararak sağlamlaştıracak adımları hızla atmak gerekiyor.
Trump, Suriye’yi İsrail ve Türkiye arasında paylaştırdı. Böylece her iki müttefikini birbirleriyle hem dengeledi hem de kendisine sımsıkı bağladı. Kürtleri daha yüksek çıkarlarıyla ahlaksızca bir şekilde takas etti. Karakterinin gereğini yaptı. Artık, Türkiye, zamanla Rojava’nın varlığını doğacak ilk fırsatta yok etmeye bakacak. Rojava, Hatay’ın bağımsızlığını ilan edip Türkiye’ye katılma kararı aldığı gibi bir karar alsa dahi. Türkiye Kürtleri olduğu gibi kabul etmez. “Kürtlüğünüzü terk edip bırakın öyle gelin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, üniter devlet yapısı, tek dil, tek halk, tek ulus, tek, bayrak, tek devlet, tek din ve tek mezhepte birleşelim” der. Türkiye bu aralar bu tekçi zihniyeti Suriye’de hâkim kılmak amacında. İŞİD artığı Şara ve cani arkadaşlarını burada aparat olarak kullanıyor.
Hendek sürecinde uyguladığı korkunç şiddet politikası, çökertme stratejisi ile Türkiye bu çökertme politikasını Kürtler üzerinde “PKK Terör’ü” kartı ve gerekçesi ile uyguladı. Maalesef bu politikasında sonuç aldı. Bu öz güvenle şimdi çökertme politikasını Suriye ile Rojava’da, ilk olarak Halep’in iki Kürt mahallesinde. Suriye Hükümeti eliyle ve maalesef yine “PKK Terör’ü” gerekçesiyle. Korkunç bir şiddet uygulayarak yürürlüğe koydu. Akabinde Trump’ın desteği ile bu çökertme stratejisini Rojava’nın tüm köy, kasaba ve şehirlerine vardırdı. Öyle ki Halep’ten sağ çıkan Kürt bir mülteci kadın. Rudaw TV’ye “Bu necaset, kirli karanlık temsilcileri Halep’ten, Şehba’ya, Rakka’ya ve Haseki’ye mülteci olarak kaçtık hala peşimizden geliyorlar” dedi. Eğer Türkiye’deki çökertme iyi analiz edilip anlaşılmazsa kısa ve orta vadede Suriye, Rojava’da, Türkiye’nin desteği Şara’nın eli ve Trump’ın onayı ile Rojava’ya yaşatılan bu büyük çökertme planı. Orta ve uzun vade de tamamlanacak.
Çökertme planının kısa, orta ve uzun vadede önü nasıl alınabilir ve Nasıl engellenebilir.
Öcalan’ın Kürt politik hareketinde güçlü bir lider olduğu ve bugün Kürtlerin uluslararası alanda toplumsal bir güç olmasında mutlak bir rolü olduğu biliniyor. Kürtlerin Öcalan’ın ve PKK’nin tarihsel rolünün bilincindedirler. Ancak uluslararası ve bölgesel dengeler bakımından bazı taktik adımların atılması bir bakıma zorunluluk haline gelmiş bulunuyor.
- Türkiye’nin elinden “terör kartı alınmalı. “Rojava yönetimi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından Öcalan resimlerini kaldırmalı. Bu adımın atılması Öcalan’ın realitesini değiştirmez. Kürt toplumu karşısındaki durumunu küçültmez. Bunun taktiksel olarak bir geri adım olarak görülmesi, Öcalan’ın gücünü zayıflatmaz, uzun vadede arttırır.
- Rojava’daki kurumlarda veya Rojava adına yapılan eylemlerde tarihsel olarak kabul gören Kürdistan bayrağı taşınmalı. Bunun özellikle uluslararası alanda yaratacağı ‘Ulusal Birlik’ mesajını güçlendirir. Kürtlerin dünyanın her tarafında tek bir merkez ve ideal bir birlik için hareket ettiklerini ortaya koyar. Bugüne kadar Kürtler arasında birliğin gerçekleşmemiş olması, parçalanmış görüntüsü, Rojava’ya saldırıları kolaylaştırmıştır. Bayrak sadece bir semboldür. Bu nedenle Kürt Politik Hareketi de, Rojava Yönetimi de geleneksel Kürt Bayrağını kullanmaları, uluslararası alanda oldukça pozitif bir etki yaratacağını görmüş olmaları gerekir. Bayrak sadece bir semboldür.
- Rojava yönetimi ulusal temelli kararlar alıp bu kararları uygulamalı. Böylece dört parçanın ve dünyadaki tüm Kürtlerin desteğini sürekli almalıdır. Ulusal kararlardan kast ettiğimiz, dünyanın her yerinde Kürtlerin ortak idare birliğini sağlayan kararlardır.
- Rojava yönetimi, Öcalan ve PKK’nin felsefi ve ahlaki temelli savunduğu ‘Devlet, Federal, Özerk statüsüz ve Kültürrealist çözümler olmadan, Komün, örgütlü sivil toplum ve yerelde belediye yönetimi ile sınırlı olduğu açıktır. Bunu ‘İyi Saat’te olsunlar canının istediği zaman bir kararname ile sunacağı ve canının istediği zaman yine bir kararname ile geri alacağı demokratik hak, hukuk lütuf ve kırıntılarıyla; Kürt sorununun çözümü paradigmasının Suriye, Rojava’nın sosyo-politik, jeo-politik ve jeo-stratejik gerçekliğine uymadığını son üç haftada çok ağır bir vahşetle deneyimleyerek yaşadı ve öğrendi. Artık Rojava derhal kısa, orta ve uzun vadede Güney örneği ulusal, siyasal temelli Kürtlerin kendi bölgelerinin güvenliğini ve statüsünü korumayı ve gelecekte federal bir statüye ulaşmayı hedeflemelidir.
- Dünya ve bölge dengeleri Kürtler lehine değişti. Kürtler birliğini sağlamlaştırdıkça ve ulusal taleplerle yürütecekleri diplomasi ve lobi çalışmalarıyla dünyaya açıldıkça dünyanın da tavrı daha olumlu yönde değişecektir. Kürtlerin yüzüne kapanan kapılar tek tek ardına kadar açılacaktır. Yeter ki Kürtler ulusal ve milli bir kimliğe bürünerek mücadelelerini yürütsünler. Taleplerini kültürel, folklorik ve belediyecilik talepleri düzeyine düşürmesin ve özerk veya Federal temelde siyasal talepler de bulunarak masada ellerini yükseltsinler. ABD ve tüm dünya bunu saygıyla karşılar.
Öbür türlü; Kürtler başka bir ülke’nin gizli ajandasını uygulama anlamına gelen şekilde hareket ederse uygar dünyada Rojava’yı Colani’ye teslim eder. “Bunların istediği belediyecilik. İstediklerini ver. Gerisi sizin iç işiniz. Biz iç işlerinize karışmayız. Kürtlerin eti de kemiği de senin. Aranızdaki sorunlar aranızda çözün. Nasıl çözdüğünüz bizi ilgilendirmez” der ve Kürtlere sırtını döner. Nitekim üç hafta önce bu yaşandı ve ABD ile dünya Kürtlere sırtını döndü. Türkiye’nin istediği tamda buydu ve Türkiye Trump’tan istediğini aldı.
Kürtler ilk defa doğru davranarak Ulusal Seferberlik ilan edip ulusal kimliğe bürünüp, ulusal temelde birleşme sinyalleri verdiği anda ABD ve dünyada Kürtler aleyhine esen rüzgâr tersine döndü. Tom Barrack, Mazlum Abdi ve Başkan Barzani ile Erbil’de görüşmek istedi. Görüşme olumlu geçti ve Barrack; “General Mazlum Abdi ile görüşmekten onur duydum” dedi.
Türkiye ise, tamda tüm bunlar yaşanırken. Öcalan’ın Meclis Komisyonu ile görüşmesini TBMM sitesinden yayınlayarak. Apaçık bir şekilde elindeki son kozunu, Öcalan kartını devreye soktu. İçerde Kürtlere yaşatılan vahşet karşısında Kürtlerin Türkiye’ye karşı yaşadığı derin ruhsal kopuşunu önleme ve dışarda tüm taraflara “Rojava’ya kapanan kapılar açılsa da. Rojava yönetiminin kilidi ve uzaktan kumandası benim elimde. Bu kilidi ve kumandayı sonuna kadar kullanırım” dedi. Bunun için içerde yürüttüğü “Terörsüz Türkiye Süreci’ni hızlandırarak Öcalan’ı umut hakkından yararlandırabileceği sinyalini vermiş oldu. Tabi bunu orta ve uzun vadede Rojava Suriye’deki İŞİD artığı Colani ve kendi çetelerine tam bir itaat ve entegre olma koşuluyla yapmayı hesaplamaktadır.
Son bir haftadır dört parçada yaratılan Kürt ulusal, toplumsal ve siyasal birliği, Başkan Barzani ve Güney Hükümetinin diplomasi çalışmaları, dünyada Kürtlere kapalı kapıların kilidini açtı. Yukarıdaki beş madde Türkiye’nin “PKK Terörü” kartını kullanarak Rojava’ya müdahalesini ve Çökertme Planı’nı uygulamaya sokmasını engellemek için şart. PKK kendisini fesih etmiş, silahlarını yakmış. Türkiye hala Rojava’ya “Terör Örgütü Uzantısı. Liderleri Öcalan ve Kandil’den emir Alıyorlar. Öcalan’ı Dinleyerek Silahlarını Bıraksınlar” diyip duruyor.
PKK ve Öcalan gerekçesiyle Rojava güneşinin Türkiye eliyle bir daha doğmamak üzere batırılması istenmiyorsa Rojava ulusal kimliğe bürünmeli. Yoksa Kürtler canavarca hisli yaratıkların takibinden kurtulamayacak ve çok daha vahşi saldırılarına maruz kalacaklardır. Siyasette, uluslararası ilişkilerde kardeşlik yoktur. Acımasız siyasal, askeri ve ticari çıkarlar vardır. Kürt yönetimleri halkını hiç kimsenin çıkarlarına kurban etmemelidir. Türkiye ile düşmanlıkta etmemeli çıkarlar temelinde ilişkilenmeli ve büyük güçlerin desteğiyle mümkünse uzlaşma da aramalıdır.
