Güncel Haberler

THE NATIONAL CONTEXT : SDF-ŞAM ANLASMASININ DETAYLARI ORTAYA ÇIKTIKÇA, ANLASMANIN ANA HATLARI BEŞ NOKTADA ÖZETLENEBİLİR:


Entegrasyon ve Haseke tümeni. Metinde, Haseke’de SDF güçlerinin, Suriye hükümetinin valilikte oluşturacağı bir tümen içine entegre edileceği ve SDF’nin üç tugaya ayrılacağı belirtiliyor. Bu ifade, Haseke tümeninin, SDF personeline tahsis edilen üç tugayın ötesinde ek tugaylar içereceğini güçlü bir şekilde ima ediyor, ancak toplam sayı belirtilmiyor. Yeni Suriye askeri yapısında, bazı tümenlerin dört tugayı (Daraa’da olduğu gibi) varken, diğerlerinin daha fazla tugayı var (örneğin, bir Halep tümeninin altı tugayı olduğu belirtiliyor). Daha da önemlisi, dil, tümen düzeyindeki komutanın Suriye Savunma Bakanlığı’nda olacağını, SDF varlığının ise tugay düzeyinde sınırlandırılacağını ima ediyor. Bu önemlidir çünkü gerçek yetki tümen karargahındadır: tugaylar kağıt üzerinde bütünlüklerini korusalar bile, Şam’a hesap veren bir tümen komutanı görevlendirmeyi, konuşlandırmayı ve operasyonel öncelikleri kontrol eder. Taslakta ayrıca üç SDF tugayının Kürt çoğunluklu bölgelerle sınırlı kalacağı da belirtilmiyor. Teoride, tümen komutanı bir SDF tugayını, Haseke vilayeti sınırları içinde kalan ancak şu anda hükümetin daha güçlü kontrolü altında bulunan El-Şaddadi gibi yerlere yeniden konuşlandırabilir. Uygulamada, düzenleme daha temkinli bir şekilde yönetilebilir, ancak değişiklik yine de önemli: SDF’nin son toprak kayıplarından önce, SDF üç tam tümen için bastırıyordu; mevcut metin bunun yerine Şam tarafından oluşturulan bir tümen içinde üç tugaya (artı Kobani’de ayrı bir tugay düzenlemesi) işaret ediyor.

2. Anlaşma, Suriye Ordusunun Haseke şehrinin daha güneyindeki Şaddadi’ye çekilmesini şart koşuyor, ancak aynı derecede önemli olarak, SDF’nin Haseke ve Kamışlı’dan çekilmesini şart koşuyor. Ayrıca şunları belirtiyor: “Tüm tarafların, özellikle Kürt bölgelerinde, şehir ve kasabalara askeri güçlerinin girişini yasaklayın.” Ancak, SDF yetkililerinin de belirttiği gibi, Haseke ve Kamışlı’ya 15 güvenlik aracının girmesine izin verilmesi oldukça sembolik bir adım. Gerilim açık: diğer maddeler, Rmelan ve el-Suveydiye’deki kalan petrol sahalarının, Kamışlı havaalanının ve Irak Kürdistan Bölgesi ile Semalka ve Türkiye ile Nusaybin olmak üzere iki önemli sınır geçiş noktasının devredilmesi de dahil olmak üzere, devletin daha derin bir şekilde yeniden müdahalesine işaret ediyor; ayrıca Haseke vilayeti genelinde sivil kurumların daha geniş bir şekilde ele geçirilmesini öngörüyor. Bu yerler Suriye bakanlıklarına devredilirse, kritik bir operasyonel soru ortaya çıkıyor: sahada silahlı korumayı kim sağlayacak ve hangi komuta zinciri altında?

3. Bir diğer önemli madde ise, tüm yerel kuruluşların, kültür derneklerinin ve medya kurumlarının ilgili Suriye bakanlıklarının yasalarına uygun olarak lisanslandırılmasını gerektiriyor. Sivil kurumların hükümet tarafından ele geçirilmesiyle birlikte, bu durum SDF kontrolündeki bölgelerin şu anda sahip olduğu özerkliği önemli ölçüde azaltıyor. Yazıldığı gibi uygulanırsa, Kürtçe eğitim dışında belirgin bir yasal çerçeve olmayacak.

4. 18 Ocak çerçevesine kıyasla, bu metin daha ayrıntılı ve kısa vadede daha uygulanabilir olduğu söylenebilir. Ancak aynı zamanda, SDF kontrolündeki bölgelerin devlet kurumlarını ve yasalarını absorbe etmesiyle daha merkezi bir sonuca işaret etmektedir. Güvenlik entegrasyonundan bahsediliyor, ancak yeni güvenlik mimarisi içinde SDF’ye bağlı personelin ağırlığını garanti eden net bir kota veya bağlayıcı formül yok. Örneğin, Haseke güvenlik şefi Suriye hükümeti tarafından atanıyor ve metinde Şam’ın Haseke ve Kamışlı’ya SDF çerçevesinin dışında personel atamasını engelleyen hiçbir şey yok. Belge ayrıca, özellikle “özellikle Kürt bölgelerinde” ifadesi göz önüne alındığında, “Kürt bölgeleri” ile tam olarak neyin kastedildiği konusunda belirsizlik bırakıyor; bu ifade, SDF kontrolündeki tüm bölgelerin “Kürt bölgeleri” olmadığını ima ediyor.

5. Bu sınırlamalara rağmen, SDF’nin alacağı Haseke valiliği ve savunma bakan yardımcılığı/asistanlığı pozisyonları, sadece sembolik atamalar değil, yasal olarak atanmış yetkilere sahip anlamlı görevlerdir. Ancak, bakan yardımcısı/asistan bakan, görev ve yetkinliklerini belirten bir kararname ile atanır; bu nedenle bu görevin önemi, nihayetinde SDF tarafından atanan kişiye verilen sorumluluklara bağlı olacaktır.

KAYNAK : https://thenationalcontext.com/what-the-sdf-damascus-deal-really-says-about-kurdish-autonomy/

YAYINCININ NOTU : Bu yazı thenationalcontext.com sitesi adına yazılmıştır. İngilizceden Türkçeye çevirimdi. Yazının içereği tamamen siteyi bağlar. Ancak, SDG ile Şam Anlaşmasına dair bir kısım uyarılar yapılıyor. Başka bir perspektiften konuya yaklaştığı için yayınlamayı uygun gördük.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir