12-13 Ekim 2026 tarihinde merkezi Erbil’de olan Middle East Research Institute(MERİ) isimli düşünce kuruluşu tarafından ‘Ortadoğu’da Kürt Sorunu ve Çözümüne’ ilişkin son derece önemli bir konferans yapıldı. Toplantıya Neçirvan Barzani, Bafel Talabani, Kubat Talabani, Mazlum Kobani, İlham Amed, Tuncer Bakırhan, Irak Eski Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani , Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanı Rebar Ahmed, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı, Kasım el-Abudi başta olmak üzere, Irak ve Suriye hükümet temsilcileri ve farklı ülkelerin büyükelçileri ve uluslararası diplomatları katıldı.
Neçirvan Barzani, Bafel Talabani, Kubat Talabani, Mazlum Kobani ve Tuncer Bakırhan’ın salona birlikte girmeleri başta Kürtler olmak üzere bölge devletlerine verilen bir mesaj olarak değerlendirildi. Forum’da dikkat çeken liderlerden biri Mazlum Kobani oldu. Kobani’nin Mesut Barzani, Neçirvan Barzani, Bafıl Talabani başta olmak üzere bir çok liderle yaptığı görüşme özellikle Suriye’deki Kürtlerin politik ve hukuki haklarının korunmasına dair güçlü bir mesaj olarak algılandı.
MERI’nin Kuruluş Misyonu
2014 yılında Erbil’de kurulan MERI’nin Kürtlerin önemli bir düşünce kuruluşudur. MERI amaçlarını ve hedeflerini belirlerken şu noktalara dikkat çekmiş: “Orta Doğu’da ulus inşası (nation-building) ve devlet kapasitesinin geliştirilmesine (state-building) katkıda bulunmak, Demokratikleşmeyi desteklemek, İnsan hakları, iyi yönetişim, hukukun üstünlüğü ve ekonomik refahı teşvik etmek, Güvenlik, enerji, ekonomi, kamu yönetimi ve sivil toplum alanlarında politika üretmektir.”
MERI’nin işlevleri için de şunlar belirtilmiş: “Irak ve bölge ülkelerinin siyasi liderlerini aynı platformda buluşturmak. Politika yapıcıları, diplomatlar, akademisyenler ve uzmanlar arasında açık tartışma ortamı oluşturmak. Bölgesel güvenlik, enerji, ekonomi ve yönetişim sorunlarına yönelik politika önerileri geliştirmek. Irak ile Kürdistan Bölgesi’nin uluslararası diplomatik görünürlüğünü artırmak ve karar alıcılarla uzman toplulukları arasında köprü kurmak.”
2014 yılından beri her yıl forum düzenleyen MERI; Irak, Türkiye, Körfez ülkeleri, Avrupa ve ABD’den katılımcıları bir araya getirmesi, bölgesel ilişkilerde özellikle Kürtlerin oynayacağı rol bakımından önemli bir işlev görüyor.
12-13 Ekim 2026 MERİ Forumunun Önemi
MERI Formu, Kürtlerin bölgesel ilişkilerde nasıl konumlanacakları, politik olarak pozisyonlarının nasıl olacağı, tek tek ülkelerde ve bölgesel ilişkilerde Kürt sorunun çözümüne ilişkin izlenecek politik stratejinin ne olması gerektiğine dair önemli değerlendirmeler yapıldı.
Forumun temel konusu; Kürtlerin bugünü ve geleceğine dair sorunların aşılması ve Kürtler arasındaki diyaloğun geliştirilmesi olarak belirlendi. Son birkaç yıldır Ortadoğu’daki gelişmelerin politik geleceğini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle bu yılki Forum; Kürtler arasındaki ilişkilerin stratejik bir düzeye çıkartılması bakımından önemli bir alan olarak görüldü.
IKYB Başkanı Neçirvan Barzani;
Forum’da konuşan Neçirvan Barzani bölgeyi kapsayan çözüm sürecine dair önemli değerlendirmeler yaptı. “Türkiye, Suriye ve İran’daki Kürtler için önemli fırsatlar bulunduğunu” belirten Neçirvan Barzani, “Türkiye’deki barış ve çözüm sürecinin yavaş ancak doğru yönde ilerlediğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Abdullah Öcalan’ın süreç konusunda ciddi olduğunu ve Kürt meselesinin çözümü için anayasal güvencelerin önemini” vurguladı. Barzani ayrıca Kürdistan Bölgesi modelinin Suriye’de uygulanamayacağına” dikkat çekti. Bu değerlendirmeyi yapması aynı zamanda Suriye’deki Kürt Yöneticilerine bir mesaj olarak algılanabilir. Zaten Suriye’deki mevcut durum dikkate alındığından Irak Kürdistan Bölgesindeki fiilen bağımsız bir devletin varlığına benzer bir durumun en azından bugünkü bölgesel ilişkiler içerisinde mümkün görünmüyor. Bu bakımdan Neçirvan Barzani, Suriye’de Kürt sorunun çözümünün yine Suriye’nin iç politik dinamiklerine göre olması gerektiğini belirtmiş oldu.
YNK Lideri Bafel Talabani:
Bafel Talabani: İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin daveti üzerine 15 Eylül 2026 tarihinde Tahran’ı ziyaret etti. Molla Rejimi Yönetimiyle görüşen Bafel Talabani, “İran Kürtleri için bir barış fırsatının olduğunu ve yeni gelişmelerin olacağına” dikkat çekti. Önümüzdeki dönemde Kürtler ile Tahran yönetimi arasında görüşmelerin başlayabileceğine dair mesajlar veren Bafıl Talabani aynı zamanda “Türkiye’deki barış sürecine aktif destek verilmesi gerektiğini” belirtti. Mazlum Kobani ile yaptığı görüşmede ise “Suriye’de Kürtlerin anayasal haklarını elde edebilmeleri için her koşulda destekleyeceklerini” vurguladı. Bafel Talabani’nin İran yönetimi ile yaptığı görüşmeler çerçevesinde önümüzdeki süreçte İran Kürt Bloku ile Tahran arasında sorunların çözümüne dair görüşmelerin başlaması sürpriz olmaz.
IKBY Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani:
Kubat Talabani Forum’da yaptığı değerlendirmede ise “bugünkü kaos ortamında IKBY Peşmergelerinin Kürdistan Savunma Bakanlığında birleştirilmesinin son derece önemli’ olduğunu belirtti. Ayrıca “Kürdistan Bölgesinin kendi anayasasına ihtiyacı olduğuna” dikkat çekmesi son derece önemlidir. İKBY’nin bir anayasaya sahip olması ve bu noktada özel bir çalışmanın yapılması, Irak Kürdistan Bölgesine yönelik çok yönlü saldırı ve tehditlere yönelik önemli bir cevap olabilir. Kubat Talabani ayrıca Suriye’de Kürtlerin haklarının kalıcı olması için gerekli her türlü desteğin verilmesine dair yaptığı değerlendirme de, özellikle Suriye’de Kürtlerin politik, hukuki ve anayasal sorunların çözümünde önemli bir psikolojik destek olacaktır.
Suriye’de Kürtlerin Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed:
Uluslararası ilişkilerde ön plana çıkan İlham Ahmed MERİ Formunda yaptığı konuşmada; “Suriye’de Kürtçe Eğitim ve Anadil hakkının Anayasal Güvencenin bir zorunluluk olduğunu” belirtti. İham Ahmed, Suriye’deki siyasi gelişmeleri değerlendirirken özellikle “Kürtlerin halklarını anayasal güvenceye alınmadan sorunun çözülemeyeceğine” dikkat çekti.
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan:
Bakırhan “Çatışmadan Yeni Bir Siyasi Uzlaşmaya: Türkiye, Kürtler ve Bölgenin Geleceği” başlıklı oturumunda yaptığı değerlendirmede: “Türkiye’deki Kürt meselesinin çözümünün yalnızca Kürtler için değil, Türkiye’nin demokrasisi, ekonomisi ve bölgesel istikrar açısından da önemli olduğunu” vurguladı. “Yaklaşık 40 yıllık çatışmanın Türkiye’ye büyük ekonomik maliyetler yüklediğini, bu kaynakların kalkınma, altyapı ve toplumsal refah için kullanılabileceğini, bugüne kadar devletin PKK ile yürütülen savaşın maliyetini yaklaşık 3 trilyon dolar olduğunu” belirtti. Bakırhan “Türkiye’de yeni bir barış ve demokratikleşme sürecinin şekillenmeye çalıştığını ve sürecin ortaya çıkmasında Abdullah Öcalan, Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Özgür Özel ve diğer siyasi aktörlerin rol oynadığını” belirtti.
General/Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Kobani:
Hiç şüphesiz ki, MERİ Formunun en dikkat çeken misafiri ise Mazlum Kobani’ydi. Mazlum Kobani’nin konuşmayı yapacağı oturumda, Oturumu yöneten Moderatör Mazlum Kobani’ye dönerek: “Size nasıl hitap edeyim, Cumhurbaşkanı Şara’nın Danışmanı/müsteşarı olarak mı yoksa General diye mi hitap edeyim? Mazlum Kobani ise ‘General olarak hitap etmesini’ istemesi, toplantıda bulunan Neçirvan Barzani ve Bafel Talabani tarafından alkışlandı. Hitap etme biçimi sembolik bir yönü olsa da ‘General’ denilmesinin esasen Şam’a verilmiş bir mesaj olarak değerlendirildi. Yani Müsteşar/Danışman olarak politik çözümleri esas aldığını ama gerektiğinde ‘General’ yani askeri olarak da Kürtlerin çıkarlarının korunacağı mesajı verildi.
Suriye’deki son durum üzerine önemli bilgiler veren Mazlum Kobani, “Suriye’deki Kürtlerin devlet kurumlarında daha fazla yer almaya başladığını, Kürtlerin kamu yönetimi ve devlet kademelerinde görev üstlendiğini” belirtti. “Rojava’daki sürecin olumlu yönde ilerlediğini, sorunların zaman içinde aşılmakta olduğunu ve Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğini, ademi merkeziyetçi bir yönetim anlayışının önem taşıdığını” vurguladı. Ayrıca “Kürtlerin Suriye’de devlet yapısı içinde yer almasının ve mevcut kazanımların korunmasının önemine” dikkat çekti. Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani’nin “yürütülen süreçte önemli rol oynadığını, ilk toplantıların da onların desteğiyle gerçekleştirildiğini” açıklayarak “Kürdistan Bölgesi yönetiminin ve Kürt aktörler arasındaki diyaloğun süreç açısından önemli olduğunu” ifade etti.
Mazlum Kobani: “İnanıyorum ki önümüzdeki 1 ay içerisinde askeri ve idari entegrasyonu tamamlayacağız ama bu problem kalmadı anlamına gelmiyor. Çözüm bekleyen sorunlar var, bunların çözülmesi için gerekli mücadeleyi yürütüyoruz. Kürtler arası birlik sağlanamazsa haklarımızı elde edemeyiz. Rojava’da Kürt ulusal birliğini sağlamak adına yakın zamanda yeni adımlar atacağız.” Bu mesaj ile Suriye’de farklı politik eğilimlere sahip Kürtler arasında kalıcı bir ittifakın kurulabileceğini belirtmiş oldu.
Mesut Barzani ve Mesrur Barzani Neden MERİ Formuna katılmadı?
Mesut Barzani ve Mesrur Barzani’nin MERİ Formuna katılmamaları oldukça dikkat çekti. Ayrıca Mesut Barzani Ofisinden Foruma yönelik bir eleştiri yayınlandı: “Forumun davetli ve panelist seçimlerinde Kürdistan’ın diğer parçalarındaki siyasi çoğulculuğun yeterince yansıtılmadığını, Suriye, Türkiye ve İran’daki bazı Kürt siyasi çevrelerinin yeterince temsil edilmediğini ve bu yaklaşımın Kürtler arasındaki ayrışmayı derinleştirebileceğini” vurguladı. Bu eleştiriyi haklı bulanlar da var. Özellikle İran Kürt gruplarını temsil eden hiç kimsenin davet edilmemiş olması dikkat çekti. İran’ın baskısından mı kaynakladı yoksa Forum düzenleyicileri mi kendi iradeleriyle mi böyle bir tercih yaptı? Bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadı.
Mesut Barzani ve Mesrur Barzani’nin MERİ Formuna katılmamış olmaları esasen KDP içerisinde Neçirvan Barzani ile Mesrur Barzani arasındaki rekabetin bir yansıması olarak değerlendirildi. Özellikle Forumda Neçirvan Barzani ile Bafel Talabani arasındaki yakın bağ, toplantı salonuna birlikte girmeleri önümüzdeki süreçte IKBY içerisindeki ittifak ilişkilerinin yeniden tanımlanabileceğini gösteriyor.
Mesut Barzani, MERİ Forum Toplantılarına katılmamış olmasına rağmen Mazlum Kobani’nin kendisini ziyaret ederek Suriye’deki gelişmeler üzerine bilgilendirmesi de ilişkilerin geleceği ve karşılıklı güven bakımından önemli olduğunu belirtmekten yarar var.
MERI Forum’da Kürtlerin geleceğine dair önemli mesajlar verildi. Kürtler arasında stratejik ittifakların kurulması, bölge ülkelerinde gelebilecek saldırılara karşı tek bir merkezi güç gibi hareket edilmesi ve kalıcı bir örgütsel yapının oluşturulması, uluslararası ve bölgesel ilişkilerde Kürtlerin ortak hareket etmesi gibi hususların ön plana çıktığı söylenebilir.
