Güncel Haberler

ALİ CANDAN : AK İT GAZETESİ DİYOR Kİ : “CEZAEVİNDE BESLENEN BİR TERÖRİST DAHA ÖLDÜ”


Zindan taştan yapılmış bir elbisedir” der Viktor Hugo.

 

12 Eylülde Kemalist ideolojinin en kudretli generali ve akabinde kendisini Cumhurbaşkanı seçtiren darbeci Kenan Evren, yaşını büyüterek astırdığı Erdal Eren ve diğer asılanlar için; “Asmayalımda besleyelim mi” demişti. Bu gün aradan kırk bir yıl geçtikten sonra Kandıra 1 Nolu F-Tipi Cezaevinde hücresinde ölü bulunan Garibe Gezer için şimdi de radikal İslamcı ideolojinin basın temsilcisi Ak it gazetesi aynı şeyleri söylüyor : “Cezaevinde beslenen bir terörist daha öldü!” Manşetini atarak adeta darbeci Kenan Evrenin ruhunu yeniden hortlattı.

 

Cezaevinde olan insanlara bakmanın ‘besleme’ olarak algılandığı, asmanın o pornografik hazzı, egellenemez tutkusu ve cazibesi bu sözüm ona Kemalist, dindar ve ırkçı güruhun kanına ve iliklerine değin işlemiş. Bu güruh tıpkı yılan gibi kabuk yani renk değiştirince. Kemalizmden çıkıp yeşil sermaye ideolojisiyle birleşince de, beş yaşındaki kız-erkek demeden çocukları ‘bademlemeden’ başlayarak buldukları her nefes alan canlıya fiili livataya ve “beslemeyipte asmanın” o dayanılmaz hayvani çekiciliğine karşı koyamıyor. Aradan yaklaşık yarım asır geçmesine rağmen insanlık namına bir milim dahi illerleyemiyor ve gelişme kaydedemiyorlar. Bunlar İslam adına konuşurken arka planda pudra şekerini burundan çeken, şırıngayla damardan zerkeden yöneticilerini yetiştirmektedirler.

 

Bu gün din örtüsüne daha çok  sarılan ve her sorunu din kavramlarıyla açıklamaya çalışan AK İT Gazetesinin de aktif desteğini alan iktidar, gücünü sağlamlaştırmak için hiç şüphe yok ki bu defa çok daha kaba ve nobran, çok daha azgın pornografik dürtülerle toplumun Kürt, Alevi ve illerici kesimine saldırı gerçekleştireceğinden zerre şüphe etmemek gerekiyor. Günümüz sosyolojisi bize bu tür davranışlar sergileyen toplumlarda şarlatan toplum mühendislerinin de kolay kolay değişemeyeceklerini, hele hele bu işgüzarların üzerinde kendilerini yaşatabilecekleri bir toplumsal zemin varken, değişmek isteği olanların dahi bu değişimi evrim yoluyla yüzlerce yılda ancak gerçekleştirebileceğini gösteriyor.

 

Daha kuruluş aşamasında bu gerçeği bilen ve köy enstütülerini kurarak Türkiye toplumunu aydınlatmak, değiştirmek ve dönüştürmek isteyen M. Kemalin bu çabası köy enstitülerinin kapatılmasıyla akamete uğratılmış ve engellenmiştir. Eğer bu çalışma engellenmemiş ve topluma temel insan hakları, yaşama hakkına ve farklılıklara saygı eğitimide eklenip verilmiş olsaydı, toplumun genel kültür ve medeniyet seviyesi yükselir ve geçen yüz yılda çok büyük bir mesafe katedilmiş olurdu.

 

Bu gün bir mucize gerçekleşse dahi-ki hiçte öyle bir mucize gerçekleşebilir ortam yok. Türkiye toplumunun eğitilmesi başlatılsa, çağcıl temelde aydınlanması, demokratikleşmesi, en temel yaşama hakkına ve farklılıklara saygı duymayı öğrenmesi bile en az iki kuşağın yani yüz yılın geçmesini gerektirir. Ki buda yoğun bir ırkçılıktan, ötekileştirmeden, Kürt, Alevi, Ermeni vs. düşmanlığından arındırma temelinde bir çağdaş bilimsel eğitim müfredatı ve en az yüz yıllık modern eğitim planlaması ve uygulamasıyla gerçekleştirilebilir.

 

 

Aksi taktirde 41 yıl önce darbeci Kenan Evren’in ‘Asmayalıyım da besleyelim’ düşmanlık manifistosu bugün Ak İt gazetesi tarafından ‘Cezaevinde beslenen bir terörist daha öldü’ olarak tekrarlandı. Ancak Ak İt Gazetesinin unuttuğu bir gerçeklik var : Bütün bunlar Kürt halkının hafızasında unutulmayacak bir şekilde yer eder. Bu toplum kendi evladına ‘Cezaevinde beslenen bir terörist daha öldü’ diyenlerin karşısına çıkar. Zaman az kaldı. Herkes, bu kin ve düşmanlığının hesabanı hem hukuksal olarak hem de  toplumsal olarak verecektir. 

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.