Güncel HaberlerMakaleler

ALİ CANDAN: ANALİTİK DÜŞÜNCEYLE KÜRT SORUNUNA BAKMAK


Günümüzde maalesef hala bir çok düşünce insanı, İki bin dört yüz yıl önce Aristoteles tarafından geliştirilen ve o günden bu yana dünyadaki geleneksel, hakim ortalama insan düşüncesi olan formel mantıkla düşünüp biçimsel mantığı aşamıyor. Bu mantık, tümden gelim ve tüme varım. İlkokul seviyesindeki çocuğun kolaylıkla anlayabileceği ilkeleri içeriyordu. Özdeşlik ilkesi: “a, a’dır. “Çelişmezlik ilkesi: “a, a olmayan değildir.” Üçüncünün dışlanması ilkesi: “a ve a olmayan birbirinin karşıtı ise, aynı nesne ya a’dır ya da a olmayandır.” Biçimsel, düz mantık; ancak gerçeğin en yakınında bulunan görünümlerine varabilir. Gerçegin kendisine değil.

 

Bu bilgiler ışığında  “ABD’nin Kürt devleti kurmak istediği Kürt parti ve liderlerinin ise buna karşı olduğu savını ele alalım. Bu sav formel mantığa dayalı bir savdır. Biçimsel, düz bir mantıkla Kürtlerle ABD’nin dönemsel çıkarlarının ortaklaşması ve ABD’nin Kürtlere kendi çıkarları gereği kısa veya orta vadede yer ve destek vermesini analitik değil formel mantıkla düşünenler “ABD Kürtlere bu desteği veriyorsa, Kürt devleti kurmak istiyor. Dolayısıyla Kürt parti ve liderleri ABD’nin politikalarının destekçi ve uygulayıcıları olmalıdırlar. Olmuyorlarsa ‘Kürt lider ve partileri Kürt devletine karşıdırlar’ diyorlar. Neden ? Çünkü düşünme biçimleri özdeşlik ilkesi, çelişmezlik ilkesi ve üçüncünün dışlanması ilkesini aşamıyor. Bu gün formel mantık “bilim” için yeni bilgilere ulaşmak için geçerli bir metodoloji değildir. Kürt parti ve liderlerinin politika oluşturup uygularken, ABD’nin yanında hesaba katmaları gereken bölgesel ve küresel bir çok değişken, bileşen engel, güç ve seçenekler vardır. Öyle düz bir mantıkla ABD Kürt devleti kurmak istiyor o ne derse o demekle politika yurütülemez ve ülke kurulamaz.

 

Günümüz kuantum teorisi bizlere “a hem a’dır. Hem b’dir diyor. Bunu göstererek ispat ediyor. Devam ediyor aynı anda iki şey ve iki yerde birden olabilir. Fırlatılan bir ok yan yana olan iki delikten aynı anda geçebilir. Yani; özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncünün dışlanması ilkeleri çöp sepetini çoktan boyladı. Alternatifler, olasılıklar çoğaldı. Hatta sonsuzlaştı. Şimdi bu ultra bilimsel illerleme ve nano teknoloji çağında hala Kürtlere ya ak ya kara demek. Bir tür kara mizah veya traji komedya olsa gerek. Ama gerçekten böyle dayatmalar var. Bu üç bin yıllık skolastik öğretileri artık aşmak doğru bir bilimsel bakış açısı temelinde düşünceye ve düşünme gücünce ulaşarak Kürt siyasetine bakmak gerekiyor.

 

Evet ABD, Kürt dostu ve kısa, orta ve uzun vadeli politikalarında Kürtlere yer veriyor. Lakin bu demek değildir. “ABD Kürt devleti kurmak istiyor. Kürt parti ve liderleri buna karşı çıkıyor.” ABD bölgede kendi çıkarlarını koruyor. Bunu yaparken bir çok dengeyi gözeterek hareket ediyor. Kürtleri de alternatif bir güç olarak görüp kendi çıkarları doğrultusunda Kürtlere de her parçanın özgün durumuna göre özerk, federal ve Kuzeyde de demokratik haklar elde etmelerine destek olma temelinde yol ve rol vererek Kürtleride değerlendiriyor. Bu iyi mi! İyi hemde çok iyi. Ama ABD, Kürtlere devlet kurmaya kalkmıyor. Geçen gün Sergey Lavrov’da “ABD Kürt devleti kurmak istiyor” diyor. Neden. Çünkü bölgesel statükonun bu korkusunu kaşıyarak onları ABD’ye karşı harekete geçirmeye ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışıyor.

 

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, bunu bildiği için bir kaç gün önce Rojavaya yönelik “En büyük endişemiz, herhangi bir yeni saldırının bölgesel istikrarı baltalayacağı (ve) kötü niyetli aktörlere istikrarsızlığı kullanma fırsatları sunacağıdır” diyerek Türkiye’nin Rusya’nın kirli politikalarına alet olmaması uyanısını yaptı. Rojavanın tamamen işgali ile Türk ve Kürt halkı arasında onarılması mümkün olmayan asırlık yaraların açılmaması gerektiğini çok açık bir biçimde ifade etti. Evet ABD bunu Kürt devleti kurmak için yapmıyor. ABD hem Kürtlerin hem de Türklerin dostu olduğu için yapıyor. Bu düz mantıkla düşünen ‘ a’dır’ ‘a b olamaz’ diyebilen Kürt ve Türk skolastik düşünce insanları için imkansızdır. Oysa realite budur. ABD kendi çıkarları gereği bilimsel mantalitesiyle, düşünme biçimiyle geliştirdiği siyasal stratejiyle hem Kürtlerin hemde Türklerin dostudur. Çıkarları bunu gerektiriyor. Güney’de ABD Kürt ve Arapların dostu olarak hareket ediyor. Bir tek biz Kürtler ve Türkler bunu başaramıyoruz. O nedenle  birbirimizi boğazlamaya devam ediyoruz.

 

Kürtler bu gün her parçada ABD ile koordine olmalı, ortak siyasal strateji, politika ve askeri düzlemde birlikte çalışmalı mı? Evet olması gereken bu. Güney ve Rojavada büyük oranda olanda bu zaten. Eksik ve hatalar var mı? Var. Hayatın politik ve pratik gerçeği Kürtlere de doğruyu öğretiyor. Türklere de öğretecek. ABD, Kürtlere devlet kuracak diyerek hiç kimse Rusya’nın yapmaya çalıştığı gibi Türkleri, Arapları ve Farsları ateşlemesin. Kürt devletinin kurulmasına en yakın olan parça Güney. Ki o da daha uzun bir sürecin olgunlaştırılmasına iç, dış dengelerin oluşturulmasına ve oturtulmasına bağlıdır. Yani gerçekçi olmak gerekir. Kürt devleti, ABD veya Kürt siyasi parti ve liderlerinin istemesi ile yarın olacak bir şey değil.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.