Makaleler

ALİ CANDAN-SEDAT PEKER, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I HEDEFE ALDI


‘Fırtınalarla büyüyen fidanlar rüzgârlarla yıkılmazlar’ alt yazısıyla ifşaların sürdüğü 8. videoda Sedat Peker, Erdoğan’ı hedef aldı. Kürt-Türk ilişkisinin yakın tarihine, Kürtleri düşman gören politikalara, Kürt illerindeki vahşet uygulamalarına, Öcalan yakalandığı zaman kendini yakma eylemlerine, Öcalan’ın yöntemine, sorgudaki tavrına, Rojava’ya Türk devletinin kapsayıcı olmayan dar yaklaşımına ve alevi sorununa değinmesi şaşırtıcı bir yaklaşım olarak görüldü. Tüm bunları bir siyasetçi, sosyolog, entelektüel bir aydın gibi ele alıp çözüm önermesi çok ilginç ve bir o kadar önemliydi. Peker’in Suriye’ye yardım tırları, SADAT’ın bu yardımla kendi tırlarını da göndermesi ve Suriye’deki devasa ticareti, petrol taşımacılığı, ikinci el araç, çay, şeker, demir, bakır gibi ticareti kimlerin yaptığını, Soylu’nun devleşen sigorta şirketi gibi birçok konuyu ele aldı. Erdoğan’a bir dahaki videoda direk kendisiyle yüzleşeceği mesajını verdi.

 

Bu videolar, Peker, Erdoğan’ın çevresini sardığını iddia ettiği derin devlet yapılanması içerisinde yer alan kesimleri temizlemeye yönelik çağrılar yaptı. 8. video’da Peker “Tayyip abi çevrendekileri bir tek sen görmüyor ve bilmiyorsun” diyor. Erdoğan’ı uyandırmaya çalıştığını söylerken aynı zamanda Suriye ve Libya’daki gizli faaliyetleri de ifşa ediyor. Erdoğan ile helalleşeceğim derken hem dolaylı bir uzlaşı mesajı gönderiyor hem de kendi aralarındaki ilişkileri deşifre edeceğini söylemiş oluyor. Soylu’yu da yine vurmaktan geri durmuyor. Bahçeli’ye henüz kendisine yaptığı en ağır hakaretlere rağmen doğrudan cevap vermedi ancak Soylu’ya “görevi bıraktıktan sonra sana tasma takacağım” derken dolaylı olarak Bahçeli’ye de yanıt verdi denebilir. Önümüzdeki süreçte eğer aralarında bir anlaşma olmadığı taktirde Bahçeli’nin hedefe girmesi sürpriz olmaz.

 

Sedat Peker’in 8. videosu bilgece hazırlanmış, gündem belirlemekten öte arka planında büyük bir departmanın geniş arşivinden destek alan, yararlanan, profesyonel bir halkla ilişkiler ağı olan, uzman kadroları bulunan bir ekip işi olduğu açık. Konuşma, konu ve metinleri tek bir kişinin yani Peker’in beyin ve kaleminden çıkıyor gibi sunulsa da geri planda geniş bir ekibi ve kadrosu var. Kamera karşısında ise Peker’in Türkiye toplumunca sempati kazanmış özgün dili, üslubu, mimiklerinden tutalım beden dili ve hareketleri ile profesyonellerin hazırladığı metinleri “her yiğidin bir yoğurt yiyişi var” özdeyişinde olduğu gibi kendi yoğurt yiyişi yöntemiyle okuyor ve bu yöntem olağanüstü etkili ve başarılı oluyor.

 

Peker, bu videoda Kürt sorunu, Alevi sorunu diyerek bu son 5-6 yılda  yok sayılan bu iki sorun alanındaki tabuyu yerle bir etti. Yetmez “Kürtler tüm halklar bizden ayrılırken bizimle gönüllü kalan tek millet olmaları nedeniyle başımızın üzerinde taşımamız gereken bir millet olmalıyken. İnönü’nün yazdığı Kürt coğrafyası ekonomik olarak geri bırakılmalı. Yarın zenginleşirlerse bizden ayrılmaya kalkarlar… Dünyada isyanlar hep yoksulluktan, açlık ve sefaletten doğmuş oysa. Karadenizlileri Kürtlere düşman ettiler…Sünnileri Alevilere düşman ettiler. Hep böyle bizi birbirimize düşman ettiler.” “Sahte vatan, millet, milliyetçilik duygularını geliştirdiler” dedi.

 

Tüm bunlar günümüz Türkiye’sinde iktidar ve muhalefet blokundan çok daha illeri açılımlar anlamına geliyor. Bir nevi, bir siyasi parti, muhalefet partisi lideri rolü ve görevini yapıyor. Bu konuda da çok başarılı görülüyor. İktidarı bir kenara bırakalım. Bugün Peker’in Kürt, Alevi, Sahte Milliyetçilik, Derin Devlet sorunlarına bakışının ‘Millet İttifakı’ bakışı arasında daha ileride olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kemal-Meral ikilisi henüz Kürt sorunu, Alevi sorunu, Derin Devlet ve Sahte Milliyetçilik kavramlarını ağzına almaktan çekinirken çete  lideri olarak bilinen Peker, bu sorunlara sosyolojik, politik tanımlamalar yapıyor. Çözümlemeler yaparak öneriler sunuyor

 

İlginç bir toplumuz, ülkenin sorunlarını analiz etme işini ‘organize suç örgütü lideri’ olarak gösterilen bir kişi yapıyor. İşlediği suçların vasfı ve içeriği hukukun işidir. Ama bir dönem devlet adına tetik çeken, bugünkü iktidarın gündelik saldırı işlerini yapan Peker’in hem ülkenin sosyo/politik sorunlarına ilişkin yaptığı değerlendirmeler hem de iktidar içinde biri olarak yaptığı açıklamalar üzerinde ciddi olarak durulması gerekir. Muhalefet iktidarı sarsamadı ama Peker sarsmaya başladı. Doğru ve objektif olan ve gerçek bilgilere dayananları alın, sadece  iddia bazında kalan, verilere dayanmayan iddiaları bir kenara bırakın ve bu sistemin gerçek yüzünü topluma gösterin. Peker bir videoya yenileceksiniz diyor. İşini yapıyor. Muhalefetin elinde onlarca olanak var ama Peker kadar etkili olamıyor. Bunu da muhalefet düşünmelidir.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.