Güncel Haberler

SELAHATTİN DEMİRTAŞ : “PARTİMİZİN KAPATILMASI İÇİN TEK BİR HUKUKİ DELİL VE GEREKÇE YOKTUR, OLAMAZ”


Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde yaklaşık beş yıldır tutuklu olan Gazete Karınca’dan gazeteci Nedim Türfent, tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ile söyleşi gerçekleştirdi. 

Uzayıp giden bir tutukluluğunuz var. En son AİHM’in ihlal kararının akabinde ilgili mahkemeler üç maymunu oynamayı seçti. Bununla birlikte iktidar ve havuz medyası da eşi benzeri bulunmayan bir karalama kampanyası yürütüyor. Yerel mahkemelerin bu ‘lüksünün’ arkasında sizce ne var? Aynı şekilde Avrupa Konseyi’nin nasıl bir tavır takınacağı kanısındasınız?

Bizim süregelen siyasi yargılamalarımız Türkiye siyasetini ve seçimleri doğrudan etkileyen en önemli etkenlerden biridir. İktidar odakları varlıklarını koruyup sürdürebilmek için bizimkiler dahil birçok önemli davaya doğrudan ve açıkça müdahale etmekten çekinmiyor. Bu müdahalenin AYM veya AİHM nezdinde şimdi ve ileride ağır hak ihlalleri ile sonuçlanmasını da umursayan bir anlayışa sahip değiller. Yargıya müdahale edip bizi içeride tutmayı başaramazlar ise iktidarlarını kaybedip çok daha ağır bir fatura ile karşılaşacaklarını düşündüklerinden olsa gerek ki ağır hak ihlallerine sebebiyet vermek onlar için hafif bir bedelmiş gibi düşünüyorlar. Siyasi dengeler değişmeden de bu tür siyasi yargılamalarda ‘Adalet’ asla gerçekleşmez. Biz de bunun fazlası ile farkındayız halkımız da bunu çok iyi anlıyor. O nedenle tüm gücümüzle demokratik siyasi mücadeleyi büyütmeye gayret ediyoruz. Toplum demokrasi ve özgürlüğe kavuşmadan biz dahil kimse adaletle buluşamaz.

En tepedekilerin anayasayı sürekli olarak ihlal ettiği, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına riayet etmediği siyasi bir iklim içerisinde ‘yeni anayasa’ tartışmasının yapılmasını sağlıklı buluyor musunuz? İktidar bu hamle ile yeniden oyun kurucu olmaya mı çalışıyor, yoksa bu bir gündem tuzağı mı? Yeni bir anayasa tartışması için uygun bir atmosfer var mı?

İktidar odaklarının demokratik bir anayasa derdinin olmadığını, olmayacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Uygulamalar ve söylemler zaten ortada ancak yeni anayasa söylemi bir gündem değiştirme faaliyeti değil gibime geliyor. Bana kalırsa bununla iki temel hedef güdülüyor. Birincisi iktidarın yeni ve pozitif bir hikaye ihtiyacı var. Bu açığı yeni anayasa tartışmaları ile doldurmak, kapatmak istiyor. İkincisi de mevcut sistemde seçim kazanamayacağı kesinleşince muhalefetle uzlaşarak parlamenter sisteme dönüşün kapısını ve pazarlık imkanını açık tutmak istiyor. Öyle tahmin ediyorum ki bazı muhalefet partileri ile el altından gayri resmi şekilde yeni anayasa için parlamenter sisteme dönüş dahil bazı pazarlıklar yapıyorlar. Bunlar arasında bildiğim kadarıyla HDP yok. Tabii MHP’yi kızdırmamaya, köpürtmemeye özen göstererek, mevcut sistemden dönüşün imkânlarını aradıklarını net olarak söyleyebilirim.

TBMM Başkanı sürekli çağrı yaparak muhalefeti anayasa masasına boşuna davet etmiyor. ‘Önce bir oturulsun, orada her şey konuşulabilir’ falan diyor. Bunu kişisel fikri olarak beyan etmiyor elbette, alttan da habire haber gönderiliyor muhalefete. Fakat bildiğim kadarıyla henüz bu çağrılara olumlu bir cevap verilmiş değil. AKP, eğer muhalefeti yeni anayasa konusunda ikna eder ve parlamenter sisteme dönüşü seçim öncesi yapmayı kabul ettirebilirse, Cumhur İttifakı dağılır ve yeni siyasi dengeler ortaya çıkar. Bunlar gerçekleşir mi bilmiyorum. Ama AKP’nin yoğun bir arayışı, kulis çalışması var. Sıkışmışlığını aşmanın bir yolu olarak, o nedenle yeni anayasa tartışmalarını gündemde tutuyorlar. Yoksa yeni anayasa yapacak meclis çoğunluğuna sahip olmadıkları biliniyor. Dertleri başka, yani keşke samimi ve ciddi bir şekilde gerçek bir sivil demokratik anayasa yapmaya girişselerdi. Fakat durum öyle değil.

Cumhur İttifakı sıkıştıkça HDP’ye yönelik baskının dozajını arttırıyor. Dokunulmazlıkların kaldırılması ve HDP’nin kapatılması gündemlerinin temel amacı nedir? İktidar HDP’yi muhalefetin bir nevi ‘yumuşak karnı’ haline getirerek karşı mahalleyi dizayn edebilir mi? Ayrıca olası bir kapatma durumunda nasıl bir yol haritanız olacak?

HDP ise tüm birimleri ve varlığı ile buna direniyor, direnecek. Partimizin kapatılması için tek bir hukuki delil ve gerekçe yoktur, olamaz. Eleştiriler olabilir, bunları da anlayışla karşılarız ama söylem ve faaliyetlerimize suç atfedilemez. Umarım AYM siyasi baskılara boyun eğmeden hukuka uygun bir karar verir. Ancak olası bir kapatma kararına karşı da HDP merkez yönetimi ne gerekiyorsa yapacak ve tedbir alacaktır. Bunu içeriden bizim bilmemiz veya karar vermemiz mümkün değil. Tüm tarihi sorumluluk mevcut yönetimin omuzlarındadır. Eminim ki arkadaşlarımız sorumluluklarının farkındadır.

Kaynak: t24.com.tr