Makaleler

ALİ CANDAN: HDP VE KÜRTLER YOKSA HİÇBİR İTTİFAK SEÇİMİ KAZANAMAZ


HDP Türkiye’nin en çok tartışılan ve gündemde olan partidir. İktidar ve muhalefet ittifakı partilerinin ne HDP’yle nede HDP’siz olabiliyor. HDP’nin konumu, muhalefet veya iktidar bloku tarafından çok iyi anlaşılabilir ve değerlendirilebilirse hem Kürtlere hem de Türklere büyük kazandırır. Sorun kimin veya kimlerin iktidar olacağından ziyade, temel sorun demokratik ilkelere, uzlaşmalara, iş birliğine dayalı, aleni ittifak ve birlikler kurabilme beraber yürüyebilmedir. Bu konuda Selahattin Demirtaş’ın son açıklamaları, önerileri yol haritası ve manifesto niteliğindedir.

 

“HDP kurumsal olarak demokrasi ittifakını uzun süre savundu. Bu siyasi bir modeldir, seçim ittifakı önerisi değildir. Daha ziyade, toplumsal mücadeleyi büyütmek ve siyasi işbirliklerini hayata geçirebilmek amacıyla mücadele ortaklığı kurmaktır. Yani demokrasi için birlikte mücadele etme iradesidir. Bunun bir seçim ittifakına dönüşüp dönüşmeyeceğine, seçim sürecinde duruma bakılarak karar verilir. Eğer bugünkü muhalif ittifak bileşenleri, demokrasi mücadelesinde HDP ile yan yana durmaktan çekinirlerse HDP demokrasi mücadelesinden vazgeçecek değildir. Tek başına da kalsa ilkeleri doğrultusunda mücadele yürütmeye devam eder. Bunu yaparken de nicel durumuna bakmaksızın birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütüyle görüşerek üçüncü bir ittifakı harekete geçirebilir. Seçim zamanı gelince de demokrasi ittifakı olarak diğer ittifaklarla ilkeler çerçevesinde görüşmeler, işbirlikleri yapılabilir. HDP herhangi bir ittifaka dahil değil diye mecburen ve kerhen başka bir ittifakı desteklemek zorunda değildir. HDP seçmeni ancak görüşmeler, ilkesel uzlaşmalar ve ahlaki bir zeminde kurulacak işbirlikleriyle harekete geçecektir. HDP’yi yok sayan, HDP kitlesine, seçmenine her gün hakaret eden kişi ve gruplar bizzat HDP seçmeni eliyle asla iktidar olamazlar. Bununla birlikte demokrasiyi savunan, barış ve özgürlüklerden yana olan, HDP’yi eleştirse de HDP’ye ve kitlesine saygılı yaklaşan herkesle işbirliği yapılabilir.”

 

Demirtaş’ın bu açıklaması Millet İttifakı cephesi basın, yayın, sosyal medyasında yoğun tartışıldı. AKP/Erdoğan’a yarayan bir açıklama diye olumsuz tepkiler de aldı. Doğru ve sağlıklı birkaç sağduyulu yorum dışında doğru bir yaklaşım yoktu. Oysa geçen yerel seçimlerde Millet İttifakı’nın başarısında HDP ve seçmeni Kürtlerin belirleyici rolünü oynamaları Demirtaş’ın çağrısı sonucu olmuştu. Bugün Millet İttifakı, HDP’nin bu rolü hiç olmamış, seçim zaferi kendilerininmiş gibi davranıyor, bu yönlü siyaset yürütüyor, HDP’yi görmezden geliyor. Asgari düzeyde demokrasi ilkeleri çerçevesinde HDP ile çalışmayı bir kenara bırakalım partilerin isimlerinin birlikte anılmasından dahi korkuyorlar. HDP’ye yapılan baskı ve hukuksuzluğu ya hiç görmüyor yada yürekten destekliyorlar. Ama kendilerine yapılan en ufak bir haksızlık karşısında aslan kesiliyorlar.

 

Dün Demirtaş’ın fezlekesi meclise gelince ‘hukuka aykırıda olsa evet diyeceğiz’ diyen Kemal Kılıçtaroğlu, bugün kendi fezlekesi meclise gönderildi diye çıkıp ‘hodri meydan yiğide savaş meydanı bayramdır’ diyor. Peki Demirtaş yiğit değil miydi? HDP’li Gergerlioglu, Belediye başkanları ve binlerce üye ve yöneticileri yerlerde sürüklenerek,  zorla gözaltına alındıklarında ve tutuklandıklarında, Kılıçdaroğlu  asgari demokrasi ilkelerinde buluşmanın gereği olarak dayanışmada bulunmak için HDP’yi desteklemedi. Meral Akşener ve İYİ Parti’nin HDP ve Kürtlere yönelik politikası, MHP’nin bir kopyası olduğunu söyleyebiliriz. Bu neden HDP’nin kapatılması için MHP’nin talebine destek verdiğini söyleyebiliriz.

 

Millet İttifakının iki partisi CHP, HDP ile  dolaylı  ve gizli bir iletişim kurma taktiği izlerken İYİ Parti ise HDP ile hiçbir şekilde bir araya gelmeyi düşünmüyor. Ama ilginç olan her iki parti de HDP’den oy istiyorlar. AKP’ye karşı HDP’nin Millet İttifakına oy vermek dışında bir şansının olmadığını düşünüyorlar. Ancak böyle gerçeklerden yoksun bir politikanın başarılı olması söz konusu değildir.  

 

Kürt seçmen kitlesinin oyunu HDP aracılığıyla alıp sonra da HDP ve Kürtlerle yan yana dahi gelmeme planını uyguluyorlar. Ancak herkesin bilmesi gereken şu; HDP ve Kürtler yoksa hiçbir ittifak seçimi kazanamaz. HDP ve Kürtler yoksa Türkiye’yi demokratikleştiremezsiniz. Kürtleri politik olarak temsil eden HDP denklem içerisinde yoksa bu günkü ekonomik krizi, çöküşü, soygun sistemini bitiremezsiniz. Ülkedeki hukuksuzluğu sona erdirmek ve adaleti tesis etmek için HDP, politik sürecin öznesi olmak zorundadır.  

 

 HDP ile yan yana gelip gelmemeyi değil. HDP’nin demokratik ilkeler etrafında birleşme  çağırısını dikkate almayanların kaybedeceği bir gerçektir.  Peki nedir bu demokratik ilkeler; bu ülkede hangi parti, düşünce, ideoloji, din, mezhep, ırk ve inanca sahip olursa olsun zulüm, baskı gören haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan insanın/insanların etnik, dini, mezhepsel kimliğine, cinsiyetine, diline, rengine bakmaksızın yanında durmalı. Zalimin, zulüm, baskı uygulayan, haksız, hukuksuz, baskıcı birey, aygıt, güç, otorite ve gerekirse devlet figürünün karşısına çıkmalıdır.  

 

Ne Cumhur İttifakı ne de Millet İttifakı tek başına 50+1’i alabiliyor. Cumhur İttifakı bu konjonktürde %42’yi, Millet İttifak’ı%40’ı geçemez. Bu nedenle Türkiye’nin siyasal dengesini Kürt seçmenin merkezde olduğu HDP belirleyecektir.

 

HDP ve Kürtlerin elinde, 5 yıldır cezaevinde olan politik zeka ve yönetme yeteneği oldukça güçlü olan, gelişmeleri takip eden ve alternatif politikalar üreten eş başkanları var.   Tabi kısmen de Türkiyelileşmiş bu genç, dinamik, dahası yeni süreci temsil eden kişi Demirtaş. Burada mesele Demirtaş’ı övmek değil, tersine dünyada ve Türkiye’deki politik gelişmeleri doğru okuyan yeni dönem liderlerden birisi olmasıdır.

 

Sonuç olarak; Demirtaş’ın ‘Üçüncü Yol’ olarak tanımladığı ittifak, Türkiye’nin politik denklemini değiştirecektir. Kimse HDP’yi ve Kürt seçmeninin oyunu ‘çantada keklik’ görmemelidir. HDP ve Kürtlerin politik gerçeğini görmeyen ve buna göre yaklaşım sergilemeyenler kaybeder. Tabi HDP yönetimi de Demirtaş gerçekliğini hiçbir şekilde göz ardı etmemelidir.