Güncel HaberlerMakaleler

ALİ CANDAN : SELAHATTİN BAŞKAN’A HAKSIZLIK YAPILIYOR


Demirtaş: ‘Büyük değişime hazır olun. Kimseyi dışlamayın. Herkesin el ele, yan yana durması için uğraşın. Ortak paydamız demokratik cumhuriyet, ortak evimiz Türkiye, ortak devletimiz Türkiye Cumhuriyeti devletidir.”

 

Demirtaş’ın T24’te yer alan yukarıdaki cümlesi  üzerinden Kürt siyasetinin bir kısım aydın ve yazarları tarafından eleştiri ve uyarı niteliğini aşan adeta saldırı tarzında yoğun bir tepki gösterildi. Bu konuya her kesimi aydınlatma bağlamında girmek gerektiğine inandığım için bigâne kalamazdım. O nedenle yazıyı iki defa okudum.

 

Öncelikle Selahattin Demirtaş; bu yazısında maddeler halinde sıraladığı Türkiyenin güncel acil sorunlarını tespit ve ivedi çözüm önerilerini sıralıyor. Kürt sorunu, ekonomi, erken seçim, göçmen krizi ve Suriye iç savaşı. Çözüm öneriside tüm bu sorunların kaynağı olan Kürt sorununu yani doğal olarak tüm bu sorunları çözmek için erken seçimi işaret ediyor. Muhalefete de kim aday olacak tartışmasını bırakıp somut güçlü bir program ve bu ağır yükü kaldıracak kadroları, ekibi oluşturma çağrısı yapıyor.

 

Tepki çeken cümlelerine gelince, Demirtaş;

1. Sevr sendromunu yaşayanlara 1920’de imzalanan anlaşmanın ülkeyi böleceğinden korkanlara sesleniyor. Bölünmeden yana değilim korkmayın diyor.

2. Devletin içindeki şahin kanada mesaj veriyor. Bu ülke sizin olduğu kadar bizimdir. Birlikten yanayız diyor.

3. Kürt siyasetinin bir bölümüne Türkiye’nin demokratik dönüşümünün Kürtler için en hayırlı, en realist ve en doğru çözüm olduğunun mesajını iletiyor.

4. Türkiye muhalefetine Demokratik siyaset içinde konuşabileceğiniz bir lider, bir siyaset aktörüyüm. Beni ve HDP’yi dışlayarak iktidar olamazsınız mesajını veriyor. Tüm mesajlar adrese teslim ve yakında gerek devlet gerek muhalefet içerisinde de çok konuşulacağını göreceğiz.

 

Demirtaş’ı eleştirenlere birkaç gerçeği hatırlatmak istiyorum. 

 

1. Tahir Elçi’nin Diyarbakır Koşuyolu parkında yapılan cenaze töreninde Tahir Elçi cinayetinin tam olarak aydınlatılacağından şüpheleri olduğunu söyleyerek, geçmişten örnek verdi. Demirtaş, “Bu devlet, hiçbir zaman hepimizin devleti olamadı. Devleti ele geçiren herkes kendi malı, mülkü gibi kullandı. Hepimizin olsun diye çok uğraştık, uğraşıyoruz da. Kürt halkı çok iyi biliyor; Tahir’i öldüren devlet değil, devletsizlik. Biliyoruz ki bugün barış elçisi başkanımızın ardından ‘oh olsun’ diyen milyonlarca insan var. Ankara’da, bu acıyı hissetmeyen bir kalabalık var. Acıda bile ortaklaşamayan bir devlete, nasıl bizim de devletimiz diyebiliriz” dedi. Demirtaş, işte şimdi bu devlet hepimizin. Yani eşit, adil bir şekilde hepimizi kucaklayacak bir devlet olacak” diyor.

 

2. Selhattin Demirtaş, biz Kürtlerin olduğu kadar; Türklerinde MHP’ye oy verenlerde dahil, azımsanamayacak bir kesiminde sevilen ve sayılan bir liderdir. O nedenle Demirtaş mesaj verirken her iki tarafın kaygılarını giderecek mesajlar vermeye çalışıyor. Bazen bir tarafın kaygısını giderecek mesaj diğer tarafta endişeye yol açabiliyor. Buda siyasette ifade yetersizliklerinden kaynaklanabiliyor. Her siyasetçinin başına geliyor.

 

3.  Selahattin Demirtaş’ın söyledikleriyle genel Kürt siyasi hareketinin söyledikleri arasında tezat teşkil eden, birbirine karşıt olan bir durumda yok. Sadece Demirtaş, Kürt siyasi hareketinin söylediklerini çok daha çarpıcı, çok daha dikkat çekici ve radikal kavramlarla formülleştirerek dile getirmiş ama özüne aykırı bir ifadede bulunmamıştır. O nedenle Demirtaş bu röportajda bana göre Türkiye’nin güncel ve acil sorunlarını ortaya koymuş ve kendi bakış açısından derin ve geniş bir çözüm perspektifi sunmuştur. Bu eleştirilebilinir mi? Ebetteki tartışıla bilinir, eleştirile bilinir. Ama bana göre kınama veya suçlama gerektirmez.

 

Demirtaş; biz Kürtler, Türkler, Abhaza, Çerkez, Rum, Ermeni, Alevi ve Sunni kısaca tüm Türkiyeli ve Kürdistanlılar için bir arada barış içinde, eşit, özgür ve müreffeh yaşayabilmemiz için bir umuttur. Her ne kadar bugün bu umudun gerçekleşmesi çok uzak gibi görünsede, gün doğmadan neler doğar sözünde olduğu gibi bu umudun gerçekleşmesi yakınlaşa bilir.

 

Demirtaş, Kürtlerin taleplerinden vazgeçmiyor. Yaptığı sadece politik gelişmelere  göre sorunun çözümünde yeni bir formül öneriyor. Uluslararası ve bölgesel gelişmeler dikkate alındığında Demirtaş’ın Kürt sorunu dahil sorunların çözümünü objektif koşullar içerisinde bir kısın öneriler sunuyor.  Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye, ne Irak’tır ne de Suriye’dir.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.