Küresel dünya yeni bir dönüşüm evresine girmiş bulunuyor. Değişim süreci devam ediyor. Bölgesel dengeler İsrail egemenliği lehine değişmiş durumda. Şam, artık İsrail’in arka bahçesi. Irak Haşdi-Şabi nedeniyle ABD-Suudi Arabistan ortak operasyonuyla yeni savaş cephesi. ABD’de Kasım seçimlerine kadar İran ile gelgitli savaş, ateşkes ve barış görüşmeleri sürecek. Kasıma kadar İran teslim olmazsa, Seçim sonrası İran için kıyamet senaryosu uygulanacak.
Türkiye, yaşanan tüm bu gelişmelerden en çok etkilenen ve tedirgin olan bölge ülkesi konumunda. Dolayısıyla Türkiye bu kaosta NATO, ABD ve Batı’ya daha fazla sarılarak en az hasarla yaşanan bu küresel ve bölgesel değişim ve dönüşüm sürecini atlatmaya çalışıyor. Türkiye hala dünya ve bölgede yaşanan gelişmelere göre kendi iç siyasetinde ve temel meselelerinin çözümünde bir illeri iki geri adım atma yöntemiyle yol almaya çalışmakta.
Trump ABD’si, Batı ülkeleri ve Netenyahu’nun İsrail’i, Kürtleri Suriye’de ve diğer parçalarda çıkarlarına kurban ettikten sonra. Kürt Özgürlük Hareketi Öcalan’ın siyasi direktifleriyle bu fırtınalı, sisli ve bulanık havada Türkiye ile kader birliği yapma yoluna girmiş. Kürtler her ne pahasına olursa olsun Türk-Kürt birlikteliğinde tek taraflı olsa dahi kararını vermiş durumda. Asıl bundan sonra kararını vermesi gereken Türkiye, yapacağı ve atacağı kapsayıcı, geniş vizyonlu yasal adımlarla bu birliğin geleceğine hangi yönde ve nasıl bir karar verecek. Bu kararın ilk ipuçları ağustos ayının ilk haftasında belli olacak.
Üç gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı olarak yürüttüğümüz süreci milli meseleleri çıkarlarının önüne koyan partilerin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız” dedi.
Çerçeve yasa bir iki güne Meclise sunulacak. Yaklaşık 50 yıldır süren kanlı isyan, savaş resmen ve fiilen sona erecek. Bende bu kanlı savaşın bitmesi gerektiğini en az 25 yıldır savunuyorum. Bu yönlü düşüncelerimi yazılı ve sözlü ifade ediyorum. Bu nedenle anılan yasanın Meclise gelince en geniş kapsayıcı şekliyle gelmesini yine dağdaki, zindandaki ve sürgündeki herkesi ve örgütün en tepesindekinden en alt çalışanına her kademeyi, örgütle ilişkili ve irtibatlı olan her kesimi kapsar şekilde ve tüm partilerin oy birliği ile Meclisten çıkmasını diliyor ve temenni ediyorum.
Bu yasanın çıkacağı an, karşılıklı olarak tarafların en az otuz yıl patinaj yapıp kendini tekrar ederek çok ağır can, mal, maddi ve manevi etik değerlerin kaybedilmesi, toplumsal ahlak ve vicdanın çökmesine kadar yol açan bu isyan ve savaşın bitmesi kadar yeni bir dönem ve yeni yasal demokratik bir mücadelenin başlangıç anı olacaktır. Bu yönüyle her son bir başlangıç, her başlangıçta bir sonuçtur. Başlangıçlar sonuçları belirler kuralı her zaman olduğu gibi bu süreçte de işlemektedir.
Dolayısıyla öyle bir yasal düzenleme yapılmalı ki bu son bir daha yeni acı başlangıçlara yol açmasın. Barış, adalet, eşitlik, uzlaşma ve karşılıklı saygıya dayalı ortak bi yaşama kapı açsın. Elbetteki bu çerçeve yasanın çıkışı ne her şeyin bitişi ve sona ermesidir. Ne de tek başına her şeyin sihirli çözüm formülüdür. Çözüm daha bir dizi yasal ve anayasal değişikliklerle sağlanabilir.
Çerçeve Yasa yalnızca çözüm kapısını açan bir anahtardır. Bu kapıdan içeriye girecek olan her bir tutuklu, hükümlü, dağdaki, yönetici, komutan, savaşçı ve siyasetçi yine silah bırakmış her bireyin ülkeye girişi. Türk ve Kürt halkı arasında bu son elli yıllık isyan ve savaşla hızla gelişen, giderek büyüyen derin güvensizliği, ruhsal ve düşünsel kopuşu tersine döndürecek çok değerli, anlamlı ve kıymetli girişler olacaktır. Sürpriz isimlerin dönüşü kamuoyunda büyük yankı uyandıracaktır.
Bu tarihi girişler ve dönüşler için iki taraflı alt yapı oluşturma temelinde tedbirlerin alınması gün gibi zorunlu bir gerçeklik olarak orta yerde durmaktadır. Devlet, Kürtlerle, Kürt Siyasi Hareketiyle helalleşme içerisine girdiği, bir kucaklaşma adımı attığının derin bir şekilde bilinci içinde hareket etmeli. Yasanın çıkışı öncesi ve sonrası görev ve sorumluluklarını yerine getirecek olma bilinciyle pozitif ve toplumsal bütünleşmeye zemin sunacak tarzda bu dönüşlere anlamlı yaklaşmalıdır.
Zindanlardan, dağdan ve sürgünden binlerle ve hatta onbinlerle ifade edilecek insanlar dönecek. Bu insanlar arasında anne, babası dahi hayatta kalmayan. Gidebileceği bir ailesi bile bulunmayanlarda olacak. Yine bu devasa büyüklükteki dönüşlerin politik ve hukuki güvence başta olmak üzere toplumsal uyum, rahabilitasyon, sosyal güvence, eğitim, barınma ve istihdam gibi devasa sorunlarının giderilmesi için hazırlıkların tam, devam eder şekilde ve yeterli bir biçimde mutlaka ama mutlaka yapılması gerekiyor.
Bu konuda devlete düşen görev ve sorumluluklar yanında, Kürt Hareketine düşen görev ve sorumluluklarda var. Bunlarda gözardı edilmemelidir. Yerel yönetimler bu konuda sosyal sorumluluk almalıdır. Halkın sorun, beklenti ve ihtiyaçlarına karşı yetersiz kalan belediyeler ve belediye yönetim ve eşbaşkanları. Bu büyük dönüşü hazırlıksız bir halde ve dışarıdan bir seyirci gibi karşılayamaz. Ne halk nede bu halkın iradesi olan siyaset buna izin veremez ve vermemelidir.
Ülkeye dönenler eve annelerinin ve babalarının yanına dönmek ve evde oturmak için dönmüyorlar. Siyaset yapmak için silah bırakıyorlar. Tedbir devlete karşı, gerçek anlamda bir norm demokratik ve hukuk devleti olma hedefli yasal bir mücadele süreci asıl bu dönüşlerden sonra başlayacak. Türkiye normatif demokratik bir hukuk devleti olana kadar da bu mücadele devam edecek. Tek fark artık illegal ve devlet karşıtlığı temelinde bir mücadele değil. Legal ve yasal demokratik hukuk temelli bir mücadelenin startı başlayacak.
Bu elbette ki kolay rahat ve spontane bir şekilde gerçekleşmeyecek. İçerde ve dışarda bir çok zorluk ve engel bariyerleriyle karşılaşılacak. Tüm bu zorluklardan mücadeleyle geçilecektir. Yurtsever Kürt halkının ve hareketinin beklenti ve inancı bu yönlüdür. Umutta buna dönüktür. Bugün artık hiç olmadığımız kadar barışa ve çözüme yakınız. Küresel ve bölgesel denklemde bunun için uygun ve teşvik edicidir. Diğer parçalarda özgünlüklerine göre yasal ve demokratik haklarını elde edecektir.
